Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç kitabını okuyamayan biri daha...

     Kardeşim de benim gibi, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç kitabını okuyamamış. “Dili ağır” diyor. 

KEDİLER ÇOĞUNLUKTA…

      Sokaklarda köpeklerden çok kediler var.

BİR TANE BİLE MÜŞTERİ YOKTU…

     Buradaki yerel marketlerden birine girdik. Pazar günü olmasına rağmen bizden başka müşteri yoktu.

BU ÖZELLİK HOŞUMA GİTTİ…

     İnstagram’da kendininkini ekle özelliği baya hoşuma gitti. Ama daha katılamadım.

KADINLARIN YAPTIĞI TARTIŞMA PROGRAMI…

     Habertürk’te, dört kadın gazetecinin yaptığı bir programa denk geldim. Umarım bu akşamlık değildir. Ve umarım devamlı bir program olur. Ama şu var ki: Kadınların birbirlerini çekemedikleri çok belli. Negatif bir hava vardı programda.

SAVSAKLADIM YİNE…

     Son günlerde bol su içmeyi boşladım yine.

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİNİ DİNLEMEK…

     Cahit Sıtkı Tarancı’nın, Otuz Beş Yaş şiirini dinledim YouTube’dan. Yağmur efekti falan güzel olmuş. Okuyan da iyi okuyordu.

 

    

BİM ve A101 gazete satsalar keşke...

     Aşı olduktan sonra markete gidip alışveriş yaptık. Gelmişken gazete alalım dedik. Yok, gazete bulamadık. Bir markete geliyordu gazete. Ona da iki gündür gelmiyormuş. “Keşke A101 ve BİM’de gazete satsa” dedim. Ama fazla getirisi yok. O yüzden girmezler gazete satış işine. 

KORONA AŞISINDA 3.DOZ…  

     Kardeşimle 3.doz Sinovac aşılarımızı olduk. Pazar günleri de 13:30 ile 16:00 arası aşılama devam ediyormuş. Biz gittiğimizde kimse yoktu. Biz adım attık, hastalar gelmeye başladı. Bizim ailede hep böyle oluyor nedense.

KAMURAN USLUER’Lİ BÖLÜM ÇOK KOMİKTİ…

     Dün akşam babamla, Zafer Algöz’ün, Kafa TV’deki Zafer Algöz Anlatıyor programını izledik. Kamuran Usluer ile olan anılarını anlattığı bölümü. Baya güldük babamla.

    

    

Yılmaz Erdoğan'dan, çocukluk dönemlerimizle ilgili güzel bir tespit...

     Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’de, bir baba, çocukluğunu anlatıyordu ailesine. Skeçin sonunda Yılmaz Erdoğan değerlendirme yaparken, “Kimin çocukluğuna hangi yıl denk gelirse, o çok güzel bir yıldır. 1450 yılı da olabilir o yıl” dedi. Bence harika bir tespit. Herkesin çocukluğu kendine güzel yani.

“BU NE BİÇİM KADIN YAHU”

     Neşeli Günler filminde bir sahne var. Adile Naşit ile Mürüvvet Sim’in kavga ettiği sahne. İşte o sahnede Mürüvvet Sim’in kullandığı bir replik var. “Bu ne biçim kadın yahu” diye. Bu repliği ilk duyduğumda, “Bu nasıl bir söz? Kadın gibi kadın işte” demiştim. İşte şimdilerde o sözün anlamını kavradım. Öyle insanlarla konuşuyorum ki. “Meğer o replik ne kadar da doğruymuş. Ne biçim kadınlar/adamlar var” diyorum.

Boyunuz devrilsin...

     İnstagram’da takip ettiğim hesaplardan biri, bir haber paylaşmış ve yorum olarak da, “Boyunuz devrilsin” demiş. Haberin içeriğini yazmak istemiyorum. Şimdi herkes başka yerlere çeker. Yorumu okuyunca, ben de rahatladım biraz. “Ne de güzel söylemiş” dedim. Artık sitem sözleri kesmiyor bizi. Artık hakaret ederek rahatlamaya başladık, farkında mısınız?

ÇARESİ NE PEKİ?

     Hatta küfür ederek. İçimizde hınç var. Ve artık bu hıncı ifade ederken daha sert ifadeler kullanıyoruz. Artık düşmanca fikirler besliyoruz birbirimize karşı. O yoruma hak verince, “Ne oluyor bana?” dedim. Bunun çaresi bence sosyal medyadan uzak kalmak. Haberlerden uzak kalmak. Şu anda ne kadar gündemi yakından takip edersek o kadar bu kinin, nefretin içine çekiliyoruz.  Siz ne dersiniz?

Otuz Beş Yaş şiirinde adı geçen yazar...

     Kim Milyoner Olmak İster’de, “Otuz Beş Yaş şiirinde adı geçen yazar kimdir?” diye sormuşlar. Son zamanlarda Otuz Beş Yaş şiiriyle ilgili çok soru çıkmaya başladı. Sevdiğim şiirlerden olduğu için devamlı ondan soru çıkması hoşuma gidiyor. Ayrıca yazarını, yani Cahit Sıtkı Tarancı’yı da severim. Programda edebiyat üzerine sorular çıkmasını çok seviyorum. Romanlar, hikayeler, yazarlar, şiirler… Sadece edebiyatı konu alan bir bilgi yarışması da olabilir aslında. TRT 1’de, 3’te 3 tarih diye bir bilgi yarışması başlamıştı mesela. Bilmiyorum hala devam ediyor mu da. Onun gibi olabilir yani. Bu arada geçmiş programlardan birinde de Orhan Veli’nin sevdiği yemeklerden birini sormuşlardı. Soruya gelince, şıkları görür görmez, “Dante” diye yapıştırdım cevabı.

Dizilerde en sevmediğim şey...

     Dizilerde en sevmediğim şey: Başrol oyuncusunun diziden ayrılması. Dizinin tüm dengeleri bozuluyor.

DEMİR DİZİYE DÖNECEK Mİ?   

     Bir Zamanlar Çukurova’da, Demir geri dönecek mi?

HEP YABANCI…

     Kimileri Türk dizilerini, “İzlemem” diyor, kimileri de Türk yazarların kitaplarını, “Okumam” diyor. Varsa yoksa yabancı.

ZORLA VİDEO ÇEKİYOR GİBİ…

     Mesut Can Tomay, videoları çekerken hiç zevk almıyor gibi. Devamlı canı sıkkınmış gibi bir hali var. “Benim burada ne işim var?” der gibi.

HİÇ DİKKAT ETTİNİZ Mİ?

     Size de yumurtalar kokuyor geliyor mu?

VERGİ KALDIRILIR MI?

     Asgari ücret baya bir artırılacak gibi. Peki asgari ücretten vergiler kaldırılır mı?

ÇILDIRMAYA AZ KALDI…

     Her gün modemi bir defa kapatıp açmak durumunda kalıyorum. Tam çıldırmalık.

 

 

Yok mu artıran: Asgari ücret 3800 lira olacakmış...

     Asgari ücret 3500 lira olur mu diye sorarken bunun üzerinde de bir rakam olacağı iddiası geldi. Sabah gazetesi ekonomi yazarı Dilek Güngör, asgari ücretin 3800 lira olabileceğini söylemiş. Sıradan bir ekonomi yazarının söylemesi niye önemli peki? Bu yazar sıradan bir yazar değil çünkü. Hükümete yakın Sabah gazetesinde yazıyor ve hükümete yakın medyada çıkar haberler de bir süre sonra gerçek oluyor.

ŞİMDİ DE MOBİL OYUN İŞİNE EL ATMIŞLAR…

     Netflix’e dizi/film yetmemiş. Şimdi de mobil oyun işine girmişler. Dizi ve filmlerdeki başarısını bakalım mobil oyun sektöründe de gösterebilecek mi?

MİDYELER, MÜSİLAJIN HAKKINDAN GELECEKMİŞ…

     Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli açıklamış. Müsilaj sorununu midyeler çözecekmiş. Nasıl dediğinizi duyar gibiyim. Midyeler suları filtre edip, temizleyecekmiş. Böylece müsilaj ortadan kalkacakmış.