Yılmaz Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yılmaz Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yılmaz Erdoğan daha sıcak bir cevap verebilirdi...

     Yılmaz Erdoğan, Empati adındaki programa katıldı. Programın sunucusu Ahmet Mümtaz Taylan, Yılmaz Erdoğan için onca güzel şey söyledi. En sonunda da, “Kardeşim Yılmaz” dedi. Ama Yılmaz Erdoğan o sıcaklıkta karşılık vermedi. Ben daha candan bir karşılık beklerdim. “Şair, oyuncu, yönetmen, baba, iyi arkadaş” falan diye saydı. Yılmaz Erdoğan da, “Harika konuk dediği birazdan gelecek” dedi. Beklenen sıcaklıkta bir cevap değildi bu. “Çok teşekkür ederim bu söylediklerine. Ben de seni kardeşim gibi görüyorum Ahmet” diyebilirdi mesela.

BAŞROL OYUNCUSU HAKKINDA ÖN YARGILI YORUMUM…   

     Bir Peri Masalı dizisindeki erkek başrol oyuncusunu pek beğenmedim. Donuk kalıyor gibi. Tam bir başrol gibi değil. İtiraf ediyorum. Bu yorumu yaparken ön yargılı davranmış olabilirim. Başka bir dizide- hangi dizi olduğunu hatırlamıyorum- görüp ve o zaman da beğenmemiştim. Aranızda kim ön yargısızsa bir de o değerlendirsin.

AHMET DAVUTOĞLU BÖLÜMÜ YAYINDA…

     Oğuzhan Uğur’un sunduğu Mevzular Açık Mikrofon programının 5.bölüm konuğu Ahmet Davutoğlu. Bu bölüm tam 22 dakika önce yayına girdi ve bu kadar dakika da 61 bin kişi tarafından izlendi. 5 saat 14 dakika sürmüş program. Ayrıca Davutoğlu salondakilere kokoreç ısmarlamış.

KOKOREÇ HAKKINDAKİ SIRRIMI AÇIKLIYORUM…

     Büyük sırrımı açıklıyorum: Hayatımda sadece bir defa kokoreç yedim. Güzeldi. Ama bir daha yemedim. Çünkü alışkın değilim. Kokoreçi yerken ister istemez ne yediğime odaklanıyorum. Lokmalar boğazıma dizilmeye başlıyor. “Bir kere olsun yiyeceğim” dedim ve yedim. Şu an biraz açım. “Kokoreç olsa şimdi yer miydim?” diye sormadım değil kendime. Bol baharatlı ve biraz da acılı. Hayır, demezdim galiba. Yakın zamanda hayatımdaki ikinci kokoreçi yiyebilirim.

Yılmaz Erdoğan'dan, çocukluk dönemlerimizle ilgili güzel bir tespit...

     Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’de, bir baba, çocukluğunu anlatıyordu ailesine. Skeçin sonunda Yılmaz Erdoğan değerlendirme yaparken, “Kimin çocukluğuna hangi yıl denk gelirse, o çok güzel bir yıldır. 1450 yılı da olabilir o yıl” dedi. Bence harika bir tespit. Herkesin çocukluğu kendine güzel yani.

“BU NE BİÇİM KADIN YAHU”

     Neşeli Günler filminde bir sahne var. Adile Naşit ile Mürüvvet Sim’in kavga ettiği sahne. İşte o sahnede Mürüvvet Sim’in kullandığı bir replik var. “Bu ne biçim kadın yahu” diye. Bu repliği ilk duyduğumda, “Bu nasıl bir söz? Kadın gibi kadın işte” demiştim. İşte şimdilerde o sözün anlamını kavradım. Öyle insanlarla konuşuyorum ki. “Meğer o replik ne kadar da doğruymuş. Ne biçim kadınlar/adamlar var” diyorum.