YouTube’da ne izlesem diye dolanırken Ferdi Tayfur’un daha önce çekmiş olduğu bir diziye denk geldim. Memur Muzaffer dizinin adı. Daha önce böyle bir dizide oynadığını bilmiyordum. Bi 5 dakika izledim. Güzel bir aile dizisi. Zamanında bu diziyi neden izlememişim ya da neden hiç hatırlamıyorum bilmiyorum. Eski dizileri izlemek isteyenlere öneririm.
Ferdi Tayfur'un daha önceden bilmediğim dizisi...
Yapmayarak pişman olmak...
*Hayatta yaptığın bir şeye mi pişman olmak yoksa yapmadığın bir şeye mi pişman olmak? Ben yapmayarak pişman olmayı tercih ederim. Yaparak pişman olmak daha fazla üzer beni. Gün gelir görüşüm değişir, o ayrı.
*Gün boyu maç izleyerek geçirebilirim bir günü.
*YouTube’dan açıp Hababam Sınıfı’nı izlemem. Ama
televizyonda denk geldiğimde izlerim. Sizce neden böyle?
*Beşiktaş taraftarının çok istediği şey olacak ve Şenol
Güneş, Beşiktaş’a gelecek gibi.
*Müzik çalarken yazı yazamam normalde. Şu anda arka planda
müzik çalarken yazmayı deneyeceğim bakalım.
*90’ların bir Pazar gününe gitmek isterdim. Kasetli olan o
günlere. Dokunmatik telefonların olmadığı falan. Böyle uzar gider bu liste.
*Sayfalar dolusu kitaplar yazmak isterdim. 300-500 sayfalık.
Yıllar önce bir roman okumuştum. 750 sayfa kadar. Onun gibi bir kitap yazmak
isterdim.
*Amelie filmi çok sevilen filmler arasında. Ben de izledim. Ama
bana hitap etmedi.
*Ara ara Yunus Emre dizisinin müziklerini dinlerim. Huzur verir
bana.
*Nilay Örnek’in, Nasıl Olunur adında podcast yayını var.
Alanında bir yerlere gelmiş kişiler geliyor ve anlatıyor. Kendime soruyorum
şimdi, “Nasıl olunurmuş öğrendin mi?” diye. Bu sorunun cevabında kararsızım.
*Ekip biçip geçineceğimi bilsem hayatımı ekip biçmeye
verirdim. Şu iş stresinden de kurtulurdum.
*Artık eskisi gibi hiçbir kanal Turist Ömer filmlerini
yayınlamıyor. Keloğlan’ı da yayınlamıyorlar artık. Hiç olmazsa Pazar günleri
öğleden sonraları için yayınlanmalılar.
Yemek videolarına hamburgerli çözüm...
Tepkikolik’te yemeklere tepki bölümü var. Yemek yiyip, “Güzel veya kötü” diyorlar. Ya biz ekranda izleyenler ne yapsın? Bundan sonra böyle videolar izlemeden hamburger sipariş edeceğim. Onlar yemek yerken ben de hamburgerimi yiyeceğim. Bu videolara ancak böyle çözüm bulabilirim.
MEĞER ÇOK ÜNİVERSİTE İYİ DEĞİLMİŞ…
Meğer her ile
üniversite açılması güzel değilmiş. Meğer büyük şehirlerde yaşamak güzel bir
şey değilmiş. Türkiye’nin çözülmesi gereken sorunlarından bunlar da. Biz millet
olarak sayıya çok önem verip, kaliteye önem vermiyoruz. Çok üniversite bunu
gösteriyor işte.
GÜZEL BELGESEL YAPAN İYİ KAZANIR…
Şu aralar güzel
belgesel yapabilen birileri çıkarsa parayı götürür. Olayları veya kişileri,
tarafsız ve hakkını vererek belgesel yapanların çok iyi ekmek yiyeceği dönem
bence.
Kişisel gelişim için YouTube kanalı mı açmak lazım?
Kendini kişisel geliştirmenin yolu kendine YouTube kanalı açmaktan mı geçiyor? Direk bunu söyleyen olmadı. Ama ne yapmak istiyorsak bunu hemen hayata geçirmemizi söyledi dinlediğim kişisel gelişimciler. “Kitap mı yazmak istiyorsun, hemen yazmaya başla. YouTube kanalı mı açmak istiyorsun, hemen aç” gibi öğütler vardı mesela bugün dinlediğim bir videoda. Ama şu bir gerçek: Kendini göstererek bir YouTube kanalı açacaksan bu bir cesaret ve belli bir şeyleri aşmaktır kendi içinde.
HİÇ BİR ŞEY OLMADIĞINDA İZLENEBİLECEK BİR DİZİ…
Bir Peri Masalı
dizisinin devam edeceğini düşünmediğimi daha önce yazmıştım. Yine aynı
fikirdeyim. Ama hiç olmazsa izlenecek bir şey olmadığında izlenecek türden. Senaryo
çok iyi düşünülmüş. Belki de dışardan alınma dizidir. Önemli olan diziyi devam
ettirebilmek. Mantıklı olarak. Saçmalamadan.
ÖNEMLİ OLAN REYTİNG, AHLAK DEĞİL…
Mutfak programlarından
bir tanesinde daha önce o programdan para kazanmaya çalışan bir yarışmacıyı
yeniden programa davet etmişler. Yani kanal diyor ki, “Benim için reyting
önemli. Yoksa daha önce sahtekarlık yapmış olması önemli değil.” Her şey para
olmuş dostlar. Her şeyin para olduğunu bilmiyor muyum? Biliyorum. Ama insan büyük
kanala yakışır bir davranış bekliyor ister istemez.
MEVZULAR AÇIK MİKROFON’A KATILANLARIN BEDEN DİLLERİ…
Oğuzhan Uğur,
YouTube kanalında doğru adımlar atmaya devam ediyor. Mevzular Açık Mikrofon’a
katılan siyasi liderlerin beden dilleri ne söylüyor? İşte bunun analizini Aşkım
Kapışmak’a yaptırıyor yeni programında. İlk olarak Ümit Özdağ’ı analiz etmiş. 10
dakika bi izledim. Aklımda kalan cümlesi şu oldu: “Karşınızdaki kişinin
ayakları yalan söylemez. Artık gözler de yalan söylüyor.”
Oğuzhan Uğur, babasını da programa çıkaracak...
Oğuzhan Uğur, babasını da Mevzular Açık Mikrofon’a konuk edecekmiş. Babası eski asker. Bu sefer karşısındaki babası olacak. Soru sorarken nasıl duygularda olacak acaba? Karşısındaki babası diye soru ayrımı yapacağını düşünmüyorum. Yine tarafsız olacaktır.
UĞUR DÜNDAR HAKKINDA YANLIŞ DÜŞÜNCEM…
Uğur Dündar’ı
kavga etmeyi bilmez sanırdım. Meğer hiç de öyle değilmiş. Boşuna dememiş bir
videoda, “Biz de muhallebi çocuğu değiliz” diye. Kavga etmeyi bileceksin ama
kimse sana saldırmadıkça keyfine adam dövmeyeceksin.
BABACAN VE DAVUTOĞLU BOŞUNA MI PARTİ KURDULAR?
Ali Babacan ile
Ahmet Davutoğlu boşuna mı parti kurdular? Geldikleri son durumu görünce cevabım
evete daha yakın oluyor. Ama yine de cevap vermek için erken. Hele bir seçimlar
yaklaşsın. Hele bir seçimler olsun. Seçimlerdeki performanslarına göre daha
rahat ve daha net cevaplar vereceğiz.
ÇEKİÇLE TELEFON KIRMAK…
Bir tane
milletvekili, sosyal medya yasasını protesto etmek için meclis kürsüsünde
elinde çekiçle telefon kırmış. Belki beni yadırgayacaksınız ama böyle
protestoları ilgi çekici buluyorum ben. Ki, ilgi çekti ki ben de yazıyorum. Bu
tip protestoları seviyorum. Kimseye zararı yok.
10-15 SANİYELİK VİDEOLAR OLUR MU?
Zamanında, “10
saniyelik video mu olur?” diye düşünürdüm. Ama şimdilerde görüyorum ki
oluyormuş. İnsan saniyeler içinde çok şeyler anlatabilirmiş. YouTube’daki çoğu
kısa video, programlar içinden alınan kısa kesitler. Mesela Güldür Güldür’de,
Şevket’in, her an karısının yanında oluşunu anlatması. Harika.
Ceyda Düvenci, Sinan Canan ve tespitlerim...
Ceyda Düvenci’nin NTV’de sunduğu Bambaşka Sohbetler programından pek hoşlanmadığımı daha önce söylemiştim. YouTube’da gezinirken karşıma Sinan Canan’ın konuk olduğu program çıktı. O var diye izledim. İyi ki izlemişim. Kişisel gelişim üzerine harika tespitler vardı. Sinan Canan ile ilgili de şunu fark ettim: Sadece kendisi bir şeyler anlatırken pek verim alamıyorum kendisinden. Ama başka programlara konuk olduğunda sohbetine ve tespitlerine doyum olmuyor. Ceyda Düvenci programa özel bir defter tutuyor. Konukların söylediği güzel sözleri not alıyor. Programın sonunda da konuğundan bir söz yazmasını istiyor deftere. Konuk sözü yazdıktan sonra Ceyda nasıl bir program geçtiğini yazıyor deftere ve sesli okuyor. Bu uygulamayı çok beğendim ben.
Maske takmama cezası alıp, ödeme yapmayanlar yaşadı...
*Maske takmayıp ceza alan ve ödeyenlere paraları geri iade olmayacakmış. Ceza alıp ödemeyenlerin ise cezalarını iptal olacakmış. Bu nasıl iştir? Cezaları ödeyenler salak mı?
*Morali bozuk olana insana, “Güzel düşün, iyi düşün,
hayırlısıyla bitecek bu iş” derken bi yandan fark ettim de benim de moralim
düzelmeye başlamış. Kelimelerin sihri mi demek lazım yoksa.
*Yazı yazmak göründüğü gibi kolay bir iş değil. Beyin olarak
çok yoruyor insanı.
*Fenerbahçe evinde Vavacars Fatih Karagümrük’ü 5-4 yendi. Böyle
yüksek skorlu maçlarda hep Fener galip geliyor dikkat ettim de.
*Kişisel başarı beynimizi kandırmakla mı başlıyor? Beyni
kandırmak üzerine de bir akım var.
*Bazen gereksizce konuşuyorum. Şu huyumu bi bitiremedim.
*Haftalar bitiyor, haftalar başlıyor. Peki elimizde kalan
ne?
*Nejat İşler’in oynadığı Tamirhane filmi Kasım ayında
vizyona girecekmiş.
*Bu akşam Çok Güzel Hareketler’den bir tane skeç izledim.
Acayip kötüydü. Böyle giderse yayından kalkar program.
*Çakallarla Dans 6 geliyormuş. İki sene de bir böyle film
çekecek herhalde bu ekip. Çakallarla Dans 10 veya 12 diye görürüz böyle
giderse.
*Çikolatalı hamburger olur mu? Bir denemek lazım. Enteresan
bir tat çıkabilir ortaya.
*Sabah gazetesi, “Legoyu Türkiye’ye getiriyoruz” diye yeri
göğü inletmişti bir zamanlar. Hey gidi günler.
*Gazeteci Sedat Bozkurt’un iddiasına göre Erdoğan sadece A
Haber ve TV24 kanalını izliyormuş. Bununla kalmayıp altyazılara da müdahale
ediyormuş.