Maske takmama cezası alıp, ödeme yapmayanlar yaşadı...

*Maske takmayıp ceza alan ve ödeyenlere paraları geri iade olmayacakmış. Ceza alıp ödemeyenlerin ise cezalarını iptal olacakmış. Bu nasıl iştir? Cezaları ödeyenler salak mı?

*Morali bozuk olana insana, “Güzel düşün, iyi düşün, hayırlısıyla bitecek bu iş” derken bi yandan fark ettim de benim de moralim düzelmeye başlamış. Kelimelerin sihri mi demek lazım yoksa.

*Yazı yazmak göründüğü gibi kolay bir iş değil. Beyin olarak çok yoruyor insanı.

*Fenerbahçe evinde Vavacars Fatih Karagümrük’ü 5-4 yendi. Böyle yüksek skorlu maçlarda hep Fener galip geliyor dikkat ettim de.

*Kişisel başarı beynimizi kandırmakla mı başlıyor? Beyni kandırmak üzerine de bir akım var.

*Bazen gereksizce konuşuyorum. Şu huyumu bi bitiremedim.

*Haftalar bitiyor, haftalar başlıyor. Peki elimizde kalan ne?

*Nejat İşler’in oynadığı Tamirhane filmi Kasım ayında vizyona girecekmiş.

*Bu akşam Çok Güzel Hareketler’den bir tane skeç izledim. Acayip kötüydü. Böyle giderse yayından kalkar program.

*Çakallarla Dans 6 geliyormuş. İki sene de bir böyle film çekecek herhalde bu ekip. Çakallarla Dans 10 veya 12 diye görürüz böyle giderse.

*Çikolatalı hamburger olur mu? Bir denemek lazım. Enteresan bir tat çıkabilir ortaya.

*Sabah gazetesi, “Legoyu Türkiye’ye getiriyoruz” diye yeri göğü inletmişti bir zamanlar. Hey gidi günler.

*Gazeteci Sedat Bozkurt’un iddiasına göre Erdoğan sadece A Haber ve TV24 kanalını izliyormuş. Bununla kalmayıp altyazılara da müdahale ediyormuş.

Bu aralar hiç bir şeye odaklanamıyorum...

*Bu aralar ne izlediğim videolara ne filmlere, ne de okuduğum kitaplara odaklanamıyorum.

*Boşuna dememişler, “Allah iyi insanlarla karşılaştırsın” diye.

*Kalabalık sofralarda yemek yemek çok güzel oluyor.

*Havanın kararmaya başlaması ve ona yağmurun eşlik etmesi. İşte böyle havayı da severim.

*Beşiktaşlı futbolcu Atiba, sudan başka bir şey içmiyormuş içecek olarak. Ben de böyle yapabilir miyim acaba?

*Bu akşam sesli şekilde kitap okumak istedi canım. Birkaç sayfa okudum. Ama hemen yoruluyorum.

*Roman nedir? Roman, toplumun yansımasıdır.

*Çok güzel kısa hikayeler okudum bugün.

*Erdoğan açıkladı. Faiz düşmeye devam edecek.

*Görünen o ki, ilk turda kimse Cumhurbaşkanlığını kazanamayacak. İkinci turda Erdoğan kazanabilir. Çünkü muhalefet o kadar hatalar yapıyor ki.

*Kahveler olmasa çoğu gazete çoktan yayından kalkmıştı.

*Severek evlenince sanki çiftler ömür boyu mutlu mesut yaşayacaklarmış gibi bir algı var. Böyle bir kesinlik yok bence.

*Bu devirde insan bazen kendisine tahammül edemiyor. Yeri geldiğinde eşine de tahammül edememesi çok normal.

*Şöyle güzelce yapılmış bir ızgara köfte olsa da yesek.

*Gazete demişken. Yarın Pazar. Hafta sonu. Belki ben de bir gazete alabilirim.

*İthal muz daha bir güzel değil mi yerli muza göre.

*Herkeste oluşmuş başka bir kanı: 40 yaşından sonra tüm hastalıklar ortaya çıkıyor. 40’a yaklaşan biri olarak bu beni de endişelendiriyor.

*Zakkum, Hatıran Yeter şarkısını harika söylemiş.

*Kemal Sunal filmleri neden mi hala izleniyor? Çünkü hala kira sorunu var ülkede.

*Okuma kampanyaları gibi yazma kampanyaları da yapmamız lazım. Herkes yazmalı. Bir sonraki kuşaklar için.

Yılmaz Erdoğan daha sıcak bir cevap verebilirdi...

     Yılmaz Erdoğan, Empati adındaki programa katıldı. Programın sunucusu Ahmet Mümtaz Taylan, Yılmaz Erdoğan için onca güzel şey söyledi. En sonunda da, “Kardeşim Yılmaz” dedi. Ama Yılmaz Erdoğan o sıcaklıkta karşılık vermedi. Ben daha candan bir karşılık beklerdim. “Şair, oyuncu, yönetmen, baba, iyi arkadaş” falan diye saydı. Yılmaz Erdoğan da, “Harika konuk dediği birazdan gelecek” dedi. Beklenen sıcaklıkta bir cevap değildi bu. “Çok teşekkür ederim bu söylediklerine. Ben de seni kardeşim gibi görüyorum Ahmet” diyebilirdi mesela.

BAŞROL OYUNCUSU HAKKINDA ÖN YARGILI YORUMUM…   

     Bir Peri Masalı dizisindeki erkek başrol oyuncusunu pek beğenmedim. Donuk kalıyor gibi. Tam bir başrol gibi değil. İtiraf ediyorum. Bu yorumu yaparken ön yargılı davranmış olabilirim. Başka bir dizide- hangi dizi olduğunu hatırlamıyorum- görüp ve o zaman da beğenmemiştim. Aranızda kim ön yargısızsa bir de o değerlendirsin.

AHMET DAVUTOĞLU BÖLÜMÜ YAYINDA…

     Oğuzhan Uğur’un sunduğu Mevzular Açık Mikrofon programının 5.bölüm konuğu Ahmet Davutoğlu. Bu bölüm tam 22 dakika önce yayına girdi ve bu kadar dakika da 61 bin kişi tarafından izlendi. 5 saat 14 dakika sürmüş program. Ayrıca Davutoğlu salondakilere kokoreç ısmarlamış.

KOKOREÇ HAKKINDAKİ SIRRIMI AÇIKLIYORUM…

     Büyük sırrımı açıklıyorum: Hayatımda sadece bir defa kokoreç yedim. Güzeldi. Ama bir daha yemedim. Çünkü alışkın değilim. Kokoreçi yerken ister istemez ne yediğime odaklanıyorum. Lokmalar boğazıma dizilmeye başlıyor. “Bir kere olsun yiyeceğim” dedim ve yedim. Şu an biraz açım. “Kokoreç olsa şimdi yer miydim?” diye sormadım değil kendime. Bol baharatlı ve biraz da acılı. Hayır, demezdim galiba. Yakın zamanda hayatımdaki ikinci kokoreçi yiyebilirim.

65 yaş üstü hastalara gönülden sıra vermek...

*İlk defa 65 yaş üstü kişilere gönülden sıra verildiğini gördüm hastanede. Çok hoşuma gitti bu durum. Bu ülkede iyi şeyler de oluyor yani.

*Bir güzel haber daha. Yoldan geçerken çoğu arabalar durup geçmemize izin veriyor.

*Marketten 5 litrelik su aldık. Tadı çok güzeldi. İçmeye doyamıyor insan. Biz de arıtıcı var. Tadı hiç de böyle leziz değil.

*ABD, Rum askerlerine eğtim verecekmiş. Adamların işleri güçleri bize tehlike oluşturmak.

*Bir tane anket şirketi yaptığı ankette Ak partiyi %33 göstermiş. Altılı masa böyle pasif olmaya devam ederse yine Ak parti kazanır.

*Televizyonun karşısında uyuklamak gibisi yok. Güldür Güldür Show izlerken uyuya kalmışım. Dün akşam Çok Güzel Hareketler’i baştan sona izleyemedim. Bir ara onu da izleyeyim.

*İşini aşkla yapan insanları izlemek harika bir duygu.

*Hastaneler tıklım tıklım. Niye hep böyle bu hastaneler? Bir gün olsun sakin olmayacak mı? Nerede yanlış yapıyoruz?

*İnsan emekli olduğunda gerçekten de bir boşluğa düşebilir. Sudan çıkmış balığa dönebilir. Gerçi şimdilerde bu olmaz. Çünkü emeklinin geçinmek için çalışmaya devam etmesi gerekiyor.

*Whopper, jalapeno biber ile acılı bir hamburgere dönüşmüş. Tatlı bir acılıksa yenir. Ama önce benim bir lokma tadına bakmam lazım. Ondan sonra kararım netleşir.

*Hiç birimiz bir Acun ya da bir Elon Musk olmayacağız. O yüzden bizim için başarı ne demek? Kafamızda iyice ölçüp biçip ona göre hedefler koymalıyız kendimize.

Mutluluk nedir?

     Mutluluk nedir biliyor musunuz? Akşam olduğunda ailecek bir sofranın başında toplanmaktır. Hep beraber televizyon izleyip, sohbet etmektir.

BATUHAN AYRILMA KARARI ALMIŞ…

     Tepkikolik’te, Batuhan ayrılmış. Bir zaman için ara vermek istemiş. Hak veriyorum. İnsan bazı zamanlar uzaklaşmak istiyor.

ARKA SOKAKLAR 17.SEZONUN NE ZAMAN BAŞLAYACAĞI BELLİ OLDU?

     Arka Sokaklar 17.sezon 14 Ekim Cuma günü başlıyormuş. Mesut olmadan nasıl geçecek bakalım sezon. Bu arada fragmanı beğendim. Seslendirenin sesinde 17.sezonun heyecanını hissediyorsunuz.

HASTANELERDEN HOŞLANMAZ MIYIM?

     Toplumun geneli hastaneden hoşlanmaz. Ama ben hoşlanırım. Rahatsızlıklarımızdan dolayı çok hastane sırası beklemişliğimiz vardır. O yüzden hastanelerden hoşlanırım ben.

BU SENE ŞAMPİYON OLABİLİRLER…

     Galatasaray’lılar, Fenerliler ile dalga geçiyorlar. Ne zamandır şampiyon olmuyor diye. Bir Galatasaray’lı olarak şunu söyleyebilirim: Bu sene Fener şampiyon olabilir.

GEZMEYİ DEĞİL AMA NEYİ SEVİYORUM?

     Ben gezmeyi sevmiyorum. Sadece gezmeye gittiğim yerlerden oranın simgesi şeyler almayı seviyorum.

BİR BARDAK ÇAY SINIRLAMASI…

     Evde çay yapıldığında en az iki bardak içmeden bırakmazdım. Ama artık bir bardak içmeye çalışıyorum. Her şeyin fazlası zarar değil mi?

MEHMET DEMİRKOL’UN KONUĞU CENK TOSUN…

     Mehmet Demirkol’un Galaxy Rehberi programının konuğu Cenk Tosun olmuş. Mehmet Demirkol’u severim ama bu programı sevdiğimi söyleyemem. Sıkıcı buluyorum.

ANTALYA’YA RUS AKINI…

     Rusya’nın seferberlik ilanından sonra Antalya’ya Rus akını varmış. Ev sıkıntısı çekiliyormuş. Kiralar alıp başını gitmiş. Kısacası Antalya, Ruslardan geçilmiyormuş.

 

Türkiye'nin yeni Abbas Güçlü'sü, Oğuzhan Uğur'dur...

     Bir zamanlar, Abbas Güçlü ile Genç Bakış programı vardı. Kanal D’de. Çok izlerdik biz, ailecek. Çarşamba geceleri Türkiye’nin herhangi bir üniversitesinden yayın yapardı. Her çarşamba farklı farklı üniversiteler yani. Sonra gün gelip nedense yayından kaldırıldı. Böyle bir program açığı vardı. Bu açığı görüp de mi yaptı bu programı Oğuzhan Uğur bilmiyorum. Ama harika bir şey yaptığı ortada. Resmen YouTube’da yer yerinden oynadı. Millet böyle bir programa aç kalmış resmen. Siyasetçiye istediği sorabilmek ne güzel bir duyguymuş. Tekrar bunu yaşamaya başladı Türkiye, Babala TV’deki program sayesinde. Her program YouTube trendlerde bir numara oluyor. Milyonlarca izleniyor. Oğuzhan Uğur, moderatör olarak harika yönetiyor. Evet, Mevzular Açık Mikrofon programı, Abbas Güçlü ile Genç Bakış programının yerini almıştır.

Çocuklara sorulan ve benim sevmediğim soru...

     Çocuklara sorulan, “En çok anneni mi yoksa babanı mı seviyorsun?” sorusunu hiçbir zaman sevememişimdir. Bir çocuğa böyle soru sorulabilir mi? Çocuğun psikolojisini bozar bu soru. Çocuk için anne de birdir baba da.

SAĞLIĞIN ÖNEMİ…  

     Tekrar ve tekrar söylüyorum arkadaşlar: Sağlık önemli. Hem ruhen hem de bedenen. Belki çok klasik olacak ama: Sağlığınızın kıymetini bilin.

İNSAN YAPAR KARDEŞİM…

     Engereğin Gözü kitabını okuyorum. İktidar için insanların yapmayacakları şey yok. Kitapta anlatılanların hepsi doğru mu bilmiyorum. Ama insanın olduğu yerde her türlü kötülük olur.

BEN NEYİ ATLIYORUM?

     Bir yerlere gitmekten, gezilecek yerlerini gezmekten pek de zevk aldığımı söyleyemem. Bir şeyleri kaçırıyorum ama ne? Galiba ben de gezme ruhu yok. Gezmeyi sevmiyorum.

GECE YOLCULUĞU ÖZLENMİŞ…

     Gece yolculuğu yapmayı ve arabada uyumayı özlemişim. Dün gece araba ile yolculuk yaparken fark ettim bunu.

KARDEŞ KARDEŞE DÜŞMAN OLUR MU?

     Akraba olan ama birbirlerinden nefret eden insanlar görüyorum. Kardeşler görüyorum birbirinden nefret eden. Ne kadar da dünya gerçeği olsa da içime sindiremiyorum bunu. Hele ki bir zamanlar aynı çorbaya kaşık sallayan kardeşleri hiç sindiremiyorum. Kardeş kardeşe nasıl düşman olur ya? Oluyor işte. Menfaat dünyası.

 EKİM GELMEDEN DOĞALGAZI YAKABİLİRİZ…

     Havalar soğumaya başlamıştı zaten. Ama son birkaç gündür daha da bir soğudu. Böyle giderse birkaç güne doğalgazı yakabiliriz. Yani ekim ayı gelmeden doğalgazı yakacağız resmen.