Zaha, Galatasaray'a dönmek istiyor...

Belki de Zaha, takıma geri döner ve takıma uyum sağlar ve takımın vazgeçilmezlerinden biri olur. Açıklamalarından bu sene de Galatasaray’da oynamak ve takımın parçası olmayı denemek istediğini çıkardım ben. Okan Buruk ve Galatasaray yönetimi bu isteğine ne diyecek bakalım Zaha’nın?

Çakal olacaksın ama...

Evet, bu dünyada çakal olacaksın. Ama başkasının hakkını yemek için değil, kendi hakkını korumak için. Dünya öyle bir noktaya geldi yani. Kendi hakkını korumak için bile çakal olmak zorundasın artık. Kendi hakkını korumak için çakal olan insanları severim. Zaten vicdanlı bir hayat da böyle mümkün değil midir?

NET OLMANIN VERDİĞİ İYİ HİS…

Bazı konularda net olmak güzel. Bir arkadaşım bir konu hakkımdaki görüşümü sordu. Pat pat hemen cevap verdim. “İşte böyle olmalısın hayatta” dedi. Bu bana söylediği an kendimi çok iyi hissettim.

KIRILMASIN DİYE…

Karşıdaki kişi kırılmasın diye çekinmemelisin bence. İşin mi var, sohbeti bitir. Bir yere davet mi etti? Gitmek mi istemiyorsun? Gitme. Karşındaki kişinin gözünde bunları yaparak daha da büyürsün bence.

Hayran olduğum kişisel gelişim sözü...

Kader, gayrete aşıktır sözü. Hayran olduğum sözlerden biridir. Klasik bir sözdür. Ama bendeki etkisi hala ilk günkü gibidir.

UZMANA GEL…

Bilinç temizleme uzmanı. Hayatımızda yeni yeni böyle uzmanlar türedi.

TARİH VİDEOLARINDA YENİ BİR SOLUK…

Halil İbrahim Göker’in tarih shorts videoları. Harika videolar. Bu çocuk işi biliyor. Önü çok açık bu çocuğun.

PRENS, OSMANLI’YA DA EL ETTI…

Prens dizisinin 3. Sezonunda Osmanlı Devleti de olaya dahil edilmiş. Bakalım buna tepkiler nasıl gelecek?

GEÇMEYEN HUZURSUZLUK…

İçinizde geçmeyen bir huzursuzluk var mı? Mutluluğun anahtarı, bu soruya vereceğiniz cevaptan geçiyor bence.

YETENEĞİN VARSA YIRTTIN DEMEKTİR…

Eğer bir yeteneğiniz varsa YouTube’da başarılı olmamanız için hiçbir neden yok bence.

BÖYLE BİR İŞİM OLSA SÜPER OLURDU…

Bir işin olacak. İş nedeniyle oraya buraya gideceksin. Otellerde kalacak, gittiğin yerin kendine özgü yemeklerinden yiyeceksin.

Kalender Pide, hangi Türk filmine benziyor?

İbrahim Büyükak ve Tolga Çevik’in başrollerini oynadığı Kalender Pide hakkında İbrahim Büyükak’ın eşinin yaptığı yorum, İbrahim’in çok hoşuna gitmiş. Demiş ki eşi, “Eski Türk filmlerindeki tadı aldım Örnek vermek gerekirse de Şener Şen’in, Mesudiyeli Mesut’u oynadığı Milyarder filmi.” Ben bu filmi sevmem. Çünkü para uğruna insanların ne hallere düştüğünü görmek çok üzücü. Evet, o filmdeki anlatılanlar gerçek olabilir. Ama bu gerçekle her zaman yüzleşmek istemiyorum. O nedenle televizyonda bu filme denk gelirsem izlemem, başka kanala geçerim. Bu arada İbrahim Büyükak, film ya da dizi yazarken gündemdeki olaylar üzerinden şaka yazmadığını, çünkü film ve dizilerinin yıllar sonra da izlenmesini istediğini söyledi. İbrahim bu işi çözmüş. Yıllar sonra o espriyi kimse anlamayacak ve o espri, çöp bir espri olacak çünkü.

Altına hücum...

Güzel, sıcak bir cuma gününden merhaba. Aylardan mayıs. Ama dışarıdaki sıcak, tam bir yaz sıcağı. Az önce kütüphaneden kitap almaya gittim ve sıcak havayı deneyimledim. Benden geçer not aldı. Evet, bu sıcak, yaz sıcağı gibi. Kafama göre kitap bulmakta zorlandım. İki tane kitap seçtim. Umarım güzel çıkarlar. Altının devamlı yükselmesi nedeniyle millet altına yatırım yapıyor. Fiziki altın alıyor, fon alıyor, bankadan dijital altın alıyor. Resmen altın peynir ekmek gibi satıyor. Dünya ne kadar kaosa girerse altın o kadar yükseliyor. Önümüzdeki günlerin kaos olmadan geçeceğini düşünen var mı? Altına hücum devam edecek yani. Öyle bir film mi, kitap mı, ne vardı değil mi? Altına hücum diye. Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum. Ya da uyduruyorum.

Skeç izleyip, pandemi nostaljisi yapmak...

Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’nin pandemi dönemindeki, seyircisiz skeçlerinden birini izledim. O günlere gittim yine. Sanki gerçek değilmiş gibi yaşadıklarımız.

HER AN BİR ÇILGINLIK YAPABİLİRİM…

Bazen yeni br blog açma isteği duyarım. Eski bloglarımdan sıkıldığımı hissederim. Yine böyle bir dönemdeyim. Her an yeni bir blog açabilirim.

ZİRVEYİ SEVDİ…

Dün akşam Eşref Rüya’nın yeni bölümünü izleyemedim. Ama reytinglere baktım. İki reyting listesinde de zirvede yer almış yine.

İNTER…

Şampiyonlar Ligi’nde final belli oldu. İnter ve PSG oynayacak. Bence İnter alır. Bu iki takımın final oynayacağını kimse tahmin edemezdi herhalde.

FB, YİNE ŞAMPİYON OLAMAYACAK…

Ali Koç açıklamış. Mourinho kalacakmış. Şimdiden söylüyorum o zaman: Fenerbahçe gelecek sezon da şampiyon olamayacak. Bunun anlamı budur.

 

Bengü Beker'in sesi aynı Sezen Aksu...

Bengü Beker’in, Sana Yıldızlar Ödediğimden şarkısını dinledim. Sesi aynı Sezen Aksu’ya benziyor. Zaten şarkı da 90’lar şarkısı gibi. Mabel Matiz yapmış şarkıyı zaten. Eğer Mabel Matiz 90’larda çıkmış olsaydı efsaneler arasında adını çoktan yazdırmıştı. Yine efsane olacak o ayrı.

ARAŞTIRMA KİTABI YAZARDIM…

Ben bir kitap yazacak olsam, hikaye ya da roman olmazdı bu kitap. Daha çok araştırma kitabı olurdu. Belli bir konu üzerine çalışıp, o konu üzerinde devamlı kitap yazanlara her zaman imrenmişimdir.

HEM SÖZCÜ’DE ÇALIŞ, HEM DE SALLA…

Yılmaz Özdil’in hem Sözcü TV’de yorumcu olup hem de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sallaması rahatsız ediyor beni. Madem öyle Sözcü’de çalışma arkadaşım. O zaman rahat rahat ne istiyorsan söylersin, ne istiyorsan yazarsın. Sözcü TV yönetiminin de bence uyarması lazım kendisini.

Okan Buruk bir şansı daha hak ediyor...

Okan Buruk’a bir sene daha şans verilmeli bence. Son iki senede Avrupa’da yaşadıklarından kendine dersler çıkarmıştır diye düşünüyorum. Özellikle de bu sene baya dersler almış gibi duruyor. Üç orta saha ile oynamak gibi mesela. Savunma güvenliği öncelikli oyuna geçmek gibi mesela. Eğer gelecek sene de Avrupa’da başarısız olursa kimse kendisine tahammül etmez ve Galatasaray’dan gönderilir. Ama bu sefer başarılı olursa bir çeyrek final görürüz diye umuyorum. Ama bu başarı da nasıl olacak? Birçok giden olacak takımdan. Mesela Osimhen gibi. İcardi dönecek ama nasıl dönecek. Morata yeter mi? Transferde çok dikkatli olunması gerekiyor. Hatalı trasferler bir anda her şeyi kışa çevirebilir.

Özgür Özel'e yumruk...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yumruklu saldırı oldu. Neyse ki Özgür Özel’de bir şey yok. Yumruğu atan adam ise, iki çocuk katili bir baba. Bu adam gün yüzü görmemesi gerekirken şartlı tahliye ile salınmış. Şimdi bu adalet mi? Bu nasıl adalet? Bu adam toplum içine nasıl karışabiliyor? Gerçekten biz de nasıl bir adalet anlayışı var anlamak güç.

LİGE BİR ŞEYLER KATAR, KENDİNE DEĞİL…

Galatasaray’da, Osimhen kalacak mı gidecek mi tartışması devam ediyor. Bu konuda Erman Toroğlu, “Osimhen kalırsa lige bir şeyler katar ama kendisine değil” dedi. Doğru söylüyor. Bir Galatasaraylı olarak söylüyorum ki: Osimhen’in gitmesi lazım. Kendini büyük takımlarda görmesi lazım. Gün gelir, tekrar Galatasaray’a döner merak etmeyin.

İşin özü yazmak...

Bazen yazma pratiği olsun diye saçmalamayı önerirler. Peki nasıl saçmalamak? Bana saçmalama örneği bir yazı gösterir misiniz? Nedense her zaman bir örnek görmek isterim. Kendim direk bir şeyi yapamam. Önce örneği göreceğim, durumu kavrayacağım sonra da kendim o şeyi yapacağım. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklı sonuçta değil mi? Yazılarımda yargı dağıtmayı da sevmiyorum. Ben sadece olanı yazmak istiyorum. Hiçbir şeyi beğenmeyen yazar takımından olmak istemiyorum. Her şeye bir kulp bulan yazarlardan da olmak istemiyorum. Bazen sadece olanı yazmak istiyorum. Yorumsuz bir şekilde. Tarihe not düşmek derler ya. İşte sadece not düşmek amaçlı yazmak istiyorum. Yani işi özü yazmak. Her zaman yazmak.

Alpay Erdem...

*Alpay Erdem’in, kendine has bir komedi tarzı var. Yıllarca bu işten ekmek yiyebilir. Var bi yetenek adamda.

*İtiraf Et programından nedense bir soğudum. Daha da izlemek istemiyorum artık.

*Beşiktaş’ta, İmmobile 11’de oynamalı mı tartışması yaşanıyor. Büyük bir hayal kırıklığı gerçekten. Ama Beşiktaş’ta bir takım olamadı ki. Gerçek bir takım içinde görmek lazım bir de İmmobile’yi.

*Sihirli Annem ekibi film çekmiş ve 30 Mayıs’ta da sinemalardaymış. Ne ara çektiniz filmi? Daha film çekimi başladı haberleri yeni yeni çıkmamış mıydı yahu?

*Türkiye’de, 20 milyon kişi hiç evlenmemiş. Türkiye’de gelecek mi var ki insanlar evlensin? Çoluk çocuğa nasıl bakacak evlense?

*Bir ayda 9 kitap okumak. Ben daha bir kitabı bitiremedim. Bir ayda dokuz kitabı bitirebilmem için sadece işimin gücümün kitap okumak olması lazım.

*Fenerbahçe- Beşiktaş derbisini Fenerbahçe kazanır ve Mourinho ilk derbi galibiyetini alır.

 

Papa olmak isteyen Trump...

Trump, “Papa olmak isterdim” demiş. Elon Musk ile Trump, tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş derler ya. Tam tencere kapak olmuşlar. Bu tarz açıklamaları Elon yapar, ondan alışığız. Ama Trump’ın da ondan aşağı kalır yanı yok baksanıza. Çocuk gibi. Her şey olmak istiyor. Ama öyle ya da böyle bir şekilde gündem oluyor mu oluyor. Trump, işi çözmüş.

Selim Allame ölmemiş...

Bir Gece Masalı’nda, Selim Allame sözde ölmüştü. Son bölümde öğrendik ki ölmemiş. Arkadaş bu kötüler de dokuz canlı oluyorlar. Ölmüyor insanlar. Gerçek hayatta bu Selim gibi bir çok psikopat var. Haberleri biraz izlemeniz yeter bu tip psikopatları görmeniz için. Öldüğünden emin olmak için cesedini görmeden inanmaz artık bundan sonra Mahir. Yoksa bir anda böyle yırtık dondan çıkar gibi çıkıyor işte.

Slov şarkı dinlemeye hakkım var mıydı?

Gece yarısına çok az kaldı. Eskiden gece yarılarında programlar olurdu televizyonlarda. Sonra radyoları dinlerdik. Geceleri slov şarkılar çalardı radyolar. Olmayan sevgilimizi düşünerek dinlerdik o şarkıları. Bir yerde okumuştum. Aşk şarkıları dinleyip hüzünlenmek için illa bir aşk acısı çekiyor olmanız gerekmiyor diyordu. Evet, doğru aslında. Ama bu utanılacak bir şeydi sanki. Sevgilin yoksa ve daha önce hiç aşk acısı çekmediysen bu slov şarkıları dinlediğini söylemeye hakkın yok gibiydi. Belki de böyle bir şey hiç olmadı. Ben saçmalıyorum. Belki de kendi kendime düşünüyordum bunu. Bir sevgilim yoktu ve hiç aşk acısı çekmemiştim. O zaman bu şarkıları dinleyip niye hüzünleniyordum? Buna hakım var mıydı? Bir ton saçmalık işte.

Gönlü tok papa...

Habertürk’te hemen Papa öldü mü, öldürüldü mü tartışması yapmaya başlamışlar. Komplo teorilerini çok seviyoruz abi. Adamın eceliyle ölmesi ilgimizi çekmiyor bizim. Ama öyle bir çağdayız ki. Dünya paranoyak oldu bırak bizi. Şimdi yeni papa seçilecek. Siyahi bir papa seçilebilirmiş. Şimdi bir de bu tartışma konusu: Siyahi papa olur mu, olmaz mı? Bir tanesi de “Vatikan’da taht kavgası başladı” diye başlık atmış. Duyan da Game of Thrones zannedecek. Bu arada ölen Papa Francis, papalığı boyunca hiç maaş almamış. Her şeyim devletten deyip paray pula tamah etmemiş anlaşılan. Böyle büyük bir mevkiye gelen birinden hiç beklenmeyecek hareketler bunlar. Ancak helal olsun denir böylesine.

Şener Üşümezsoy'a bakınca, gördüklerim...

Şener Üşümezsoy, deprem bilimciden daha çok bir vücut geliştirme sporcusuna benziyor. Jeologdan daha çok bir Kızılderiliye benziyor. Bir profesörden daha çok bir dağcıya benziyor. İlk bakışta insanı tedirgin ediyor. Programına davet eden bir sunucu olsam, yanına korkuyla yaklaşırdım. Bunlar dışardan gördüklerim. Birebir de belki çok cana yakındır. Benim gördüklerim, belki bir ön yargıdan ibarettir. Bugüne kadar kendisini hiç takım elbiseli görmedim. Kendine has bir tarzı var. Dış görünüşünden dolayı da sanki söyledikleri de doğru olamazmış gibi geliyor. Ama Yılmaz Özdil çok tutuyor onu. Hatta onun için bırakın iyi bir jeolog olmayı, onun için bir kahin diyor. “6,2 beklenen büyük depremdi artık büyük bir deprem olmayacak” görüşüne de asla katılmıyorum. Ben Celal ve Naci tarafındayım bu konuda.

İstanbul'dan kaçmak...

*Celal Şengör, büyük İstanbul depremi için artık yapılacak tek şeyin İstanbul’dan kaçmak olduğunu söyledi. Herkes kaçamayacağına göre. Kalanlar ne yapmalı onu söyle hocam sen?

*Kanal İstanbul muhabbeti bitmişti. Artık bir daha lafı edilmez diye düşünürken tekrar gündeme geldi. Kurtuluş yok mu bu kanaldan?

*Arkadaş yıllardan beri “Harry Potter dizisi geliyor, geldi, çekimler başlanacak, oyuncular şunlar olacak” denip duruyor ama ortada fol yok yumurta yok.

*Hayatını nasıl anlamlandırırsın? İşte bunun için çeşitli alternatifleri anlatmış Evrim Ağacı. Geniş kapsamlı bir video olmuş. Evrim Ağacı’nın YouTube kanalına bir bakın isterseniz.

*Galatasaray asla ve asla gelecek sezon Muslera ile yola devam etmemeli. Yoksa hem Galatasaray için hem de Muslera için felaket olur. Bu sene futbolu bırakmalı. Zirvede bırakmalı denen nokta var ya, işte tam da burası, bu yıl.

*Bu aralar en çok instagram’da takılıyorum. Çünkü haber ihtiyacımı artık İnstagram’da karşılıyorum. Eskiden bu kadar değildi. Ama şimdi anında haber. Bu yüzden X’e eskisi gibi girmiyorum.

*Günde 1000 kelime yazan bir adam vardı. Yahu abicim sen günde 1000 kelime yazacak ne buluyordun? Bize de söyle. Şurada ufak bir blog yazısı yazarken anamız ağlıyor. Sen nasıl yaptın bu işi?

*Uzun yazmadan bahsetmişken. Dün Yılmaz Özdil’in köşe yazısını okuyayım dedim. Oku oku bitmedi. Yarıda bıraktım. Çocuk başlıklı köşe yazısını bir okumaya çalışın isterseniz.

 

23 Nisan coşkusu ve İstanbul depremi korkusu...

15 dakika sonra saat gecenin 01.00’i olacak ve ben hala yatmadım. Yarın iş var. Bugün 23 Nisan’dan dolayı tatildim.

BAYRAMDAN, DEPREME GEÇİŞ…

İnstagram’dan ve televizyonlardan 23 Nisan kutlamalarını takip ederken İstanbul’da 6,2 şiddetinde bir deprem oldu ve gündem bir anda değişti. Bazı vatandaşlar geceyi dışarıda geçirecekler. Her depremden sonra konuşulan şeyler yine konuşuldu. Hepsi birkaç güne unutulur.

BİRAZ EŞREF RÜYA İZLEMECE…

Kanal D’de, Eşref Rüya dizisinin yeni bölümü vardı. Biraz onu izledim. Sevdiğim bir dizi ama oturup baştan sona bir diziyi izleyemiyorum, sıkılıyorum.

NEREDE O ESKİ MİLAN?

TRT Spor’da, İtalya Kupası Yarı Final maçı vardı. Son 10 dakikasını izledik. Milan 2-0 öndeydi. Biz açtık. Milan, üçüncü golü de attı ve maç öylece bitti. Milan finale çıktı. Nerede eski efsane Milan hey.

BİR ŞEY YAPMAYAN BİZLER…

İnstagram’da bir söze denk geldim. “Ortadoğulular üzülür ama bir şey yapmazlar” diye. Aynen öyle. Üzülüyoruz ama bir hazırlık yapalım derdimiz yok. Zaten geleceğe dönük bir şeyler yapmak hamurumuzda yoktur. Biz, anlık yaşarız. Geleceği düşünme yok.

CELAL HOCA NE DEĞİŞTİ?

Celal Şengör yıllar önce Kanal İstanbul’u savunmuş. Şimdi şiddetle karşı çıkıyor. Fatih Altaylı’nın bunu sorması lazım. O zaman niye onaylıyordu, şimdi niye karşı çıkıyor? Bıktık artık bir öyle bir böyle konuşanlardan ya. Neyse şimdi Celal Hoca’ya sallamayalım. Geçerli bir açıklaması vardır belki.

Kırmızı kart gören köpek...

Haftanın ilk gününü bir şekilde geride bırakmanın onur ve gururunu yaşıyorum. Kutlu olsun. Birkaç gündür yine doğru dürüst uyuyamıyorum. Uykusuzluk çok fena millet. Aman dikkat edin. Çok acıkmışım, tam da ben bu durumdayken taze ekmek gelmez mi. Biraz fazla kaçırdık tabi. Kurt gibi acıkacak hale gelinceye kadar beklemeyin. Sivrisinekler bir ay sonra uyanacaklarmış. Şimdiden hazırlıklar başlasın. Bu yaz çok çetin geçecek. Konya’da ise oynanan bir maç sırasında sahaya giren bir köpeğe, hakem tarafından kırmızı kart gösterilmiş. Köpeğin bakışların anladığım kadarıyla, “Bana da mı kırmızı kart?” diyordu hakeme. Acaba dişlerim, stres sebebiyle ağrıyor olabilir mi? Doktorlar her şeyi strese bağlıyorlar ya. Sadece bir tahmin.

Eşref Rüya, efsane diziler arasına girebilir mi?

Eşref Rüya dizisi efsane diziler arasına adını yazdırabilir. Tabi senaryo sağlamsa. İlerleyen bölümler, senaryonun sağlamlığını gösterecek bize. Bunun dışında dizi, sezon finali yapıp, gelecek sezon da devam eder. Ama gelecek sezon final yapılmalı ve devam ettirilmemeli. Her zaman dediğimiz gibi, bir dizi en fazla iki sezonu kaldırıyor bizim ülkemizde.

MOURİNHO’YU GÖNDERİN…

Fenerbahçe evinde Kayserispor ile 3-3 berabere kaldı. Artık buradan şampiyonluk dönmez ve Galatasaray şampiyon olur. Fenerbahçe’nin yerinde olsam Mourinho’yu gönderirim.

ACILARIN DİZİSİ…

Kardelenler dizisindeki acıları kaldıramıyorum artık. Bir diziye bu kadar acı çok fazla. Bu acı, izleyiciye de çok fazla gelmiş olacak ki dizi birkaç bölüm sonra final yapacak. Bakalım Atv, pazar akşamlarına bu dizi yerine, yeni bir dizi koyacak mı?